Merhaba dünya!
İşyerime gelirken yol boyunca duvar yazılarını okudum. İnsanlar binbir şekilde kendilerini tarif edebilirler, ben onları tanımak için sıradan konuşmalarını ve yazdıklarını seçerim, kelimelerin harflerin arasında bir giz vardır, tatlı bir tılsım vardır, onlarla konuşurum, onlara sorarım, yakındır bazen en hüzünlü kelimeler, bazen de Sibirya kadar uzak ve soğuktur süslü cümleler.
Duvara yazılan birkaç sevgi sözcüğü kollarına alıp sardı beni, yönümü değiştirip Seyhan Nehri’ni izledim. Seyhan neden sessiz akıyor bugün, sihirli pabuçlarım neden ayağımda değil, neden istediğim kişiye gidemiyorum, neden göremiyorum, neden aşkın her harfini fısıldayamıyorum?
Her küçük çocuğun olduğu gibi benim de bir hayalim var, gerçek dünyaya yıldızlar kadar uzak kalbim kadar yakın bir sevgili hayalim var. İnsanların sevgiye ve aşka inancı, devamlı hatırda kalan, unutulmayan güzel anlar gibidir, güzel bir şarkı gibidir, sevdiği bir koku gibidir, yaşamak gibidir.
Yıllarca özlemini çektiğim, gördüğüm, duyduğum, hissettiğim sevmeye dair tüm duygular hala hafızamda, bir çiçeği koklar gibi her gün hatırlarım, taze tutarım. Hergün yaşadığım bazı ilkler oluyor bu nedenle sevilmenin de tadını istiyorum bir şekilde, her sabah sokağa ilk çıkışım gibi, bahçedeki çiçeklere, güneşe sanki ilk bakışım gibi, sevgi duygularımla yeniliyorum herşeyi.
Yaşamakla kazandığım en önemli şey hayalimde de olsa sevgi merdiveninde çıkarken şiddeti artan bir duygu yoğunluğu, bu duyguyu hiçbir şeye değişemem. Mesela şimdi harflerle bile sevgi diyarlarına yolculuk etmek ne güzel, özgürce dolaşmak her duyguyu, kuruyan bir yapraktan hüzün damlalarını alıp, sevgiyle işlenen bir çiçeğe sunmak, sevinmek yaşamaya.
İnsanların gerçekliği acı ve soğuk bir karanlık gibi, tüm dünya sahte olsa bile sevgiler gerçek olsun, yalandan kurulmuş masallarda bile olsa buluşsa sevenler, buluşsam ben de, hergün sevgiliyle varsın yalan olsun pembe gökler, bir tek sevgiler gerçek olsun masalımsı dünyalarda.
Yine daldım gittim duygu baharıma, saatler ilerlemiş, böyle her yalnız kalışımda çocuk dünyamla baş başa kalırım, sevgilinin yanımda olmayışının mutsuzluğunu çocuksu düşüncelerle unutmaya çalışırım ama sabahları koşturan dünyaya her adım atışımda bir meleğin yanında gider çocukluğum, bir tek yetişkin tarafım bana kalır.






Yazı hakkında yorumlar ..